Deregözünde çocukluğumuzun bir vazgeçilmeziydi bilyalılar... aslında bilyalı da bir lükstü daha eskilerde bilyada yoktu nerden bulacaksın bilyayı. odun tekerli arabalar vardı.üç tekerliler ne zaman bir yerde orman kırılacak hemen çocuklar koşardi en yuvarlak ağaçtan bir parça bulmaya-istemeye-çalmaya . Yuvarlak koziklerden birkaç parça alabildiysen dünyanın en mutlu uşağı olurdun.
Odun motoruyla yada hızarla kesilen parçaları aldınmı doğru eve ...hemen bi ateş yakıp bulduğun bir mıhı (çiviyi) ısıtıp tekerlerin ortasını delmen lazımki tekeri arabaya takabilesin...
Herşey tamamlanınca değme keyfine ... dünyada senden zengini senden mutlusu yok . varsa yoksa akşama kadar mahallenin uşaklarıyla bi yukari bi aşağa bi yukari bi aşaa...
Yok hava soğukmuş yok yerler çamurmuş annen bağırıymiş evin başindan hiç farketmez... hava kararana kadar... araba kırılana kadar sürmeye devam... bazen iki kişi bazen dört kişi bindiğin arabayla inebildiğin kadar in sonra bitmek bilmeyen bir enerjiyle yukarı doğru çıkabildiğin kadar çık...
O zamanlar arabası bide topu olan çocukların yeri bi ayrıydı daha bi saygı görürdü kendileri öyleki arabası olmayan çocuklar bir tur binebilmek için rampanın dibinden başına kadar üstünde adam olan üç tekerliyi iter dururlardı. ... bu arabalarda en çok restlanan arıza teker çatlamasıydıki o zamanlar yedek tekeri olanlar koşa koşa evden tekeri alıp gelirlerdi kısa bir tamirattan sonra oynamaya devam... odun tekerin bilyeli tekere göre iyi yanı daha sessiz oluşuydu... tok bir ses çıkardı ilerlerken köyün çukurlu yollarında ...dezavantajı ise sık sık tekerin sıkışması idi ... tekerin sıkışırsa yapacağın şey annenin - nenenin evde yaptığı (tahta dolabın altındaki alemiyum tencerenin içinde sakladığı) tereyağından aşırmak.. yağı sürdünmü o zaman kimse tutamazdı seni... yağın olmadığı durumlarda yapcağın en son şey tekere işemek ; bu da kısa süreli bir çözümdü.
Köyün yolları bozuktur... buna ne üç tekerli araçlar dayanır nede çarşıya yük çeken poverler ... arızalanan bilye dağıtan arabarardan çıkan parçalarla artık üç tekerli arabalar daha modern hale gelmektedir... tahta tekerlejklerin yerini bilyeler alırken köyün yollarındaki çocuk arabaları artık oldukça ses yapmaya başlamıştır. yaşlılar bu sese hiç gelemez. hele evinin yanında yokuş varsa akşama kadar bilyelerin sesini dinle.
işte bir dönemin üç tekerli anıları bunlar... bilmem köyde hala varmıdır ... ama on sene öncesine kadar trabzon şehir merkezinde boztepeden aşağı bilyalıyla kayan çocuklar dan bugün eser yok...
Hatıra : tuncay AKÇAİR

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder